Erkeklik Hormonu

Hormonlarımız, biyolojimizi nasıl etkiliyorsa, davranışlarımızı da etkiler. Kadın ve erkek farklılığın sebebi olan hormonlarla ilgili bilgi sahibi olmak; eşinizde anlamadığınız hatta sinir olduğunuz pek çok şeyin açıklaması olabilir. Hormonların kadınların duygusal yaşamlarını etkilediği bilinen bir şey fakat, hormonların erkekler üzerinde de çok güçlü etkileri olduğu nedense pek dile getirilmiyor. Bu derste kadınların erkekleri daha iyi tanıması için erkeklik hormonu testosteron hakkında bilgi sahibi olalım.

Testosteron erkekleri kadınlardan ayıran salgıdır. Erkeklerde yüksek miktarlarda, kadınlarda ise düşük miktarlarda salgılanır. Testosteron erkeği erkek yapan cinsiyete ait hormondur.Erkeğin cinsel enerjisini sağlar. Aynı zamanda cesaret hormonudur. Yaradan cesareti ve cinselliği tek hormona yüklemiştir. Biri düştüğünde diğeri de düşer; biri yükseldiğinde diğeri de yükselir.

Cesaret ve cinsel enerji tek hormona yüklü olduğu için birbirine bağlıdır. Önemli yarışmalar kazanıldığı zaman artar, kaybedildiği zaman düşer. Erkeğin tuttuğu takımın maç kazanması bile testosteron seviyesini artırır. Takımı maç kaybettiğinde de düşer. Erkek güven sorunu yaşadığı zaman testosteronu çok düşer. Bu da cinsel problemler yaşamasına sebep olur.

Testosteron aynı zamanda başarı ve hırs hormonudur. Başarı testosteronu artırır, testosteron da başarıyı. Yaptığı işte başarı gösterenlerin testosteron seviyesi yüksektir. Yaptığı iş her ne olursa olsun, işini iyi yapanda güven artışından dolayı testosteron da artar.

Testosteron erkeğin hayattaki statüsü ile birlikte de değişir. Erkeğin mevki, makam ve maddi gücünün artmasıyla kendine olan güveni artar ve testosteron seviyesi yükselir. Sosyal çevrede gördüğü ilginin artması ile kendine güveni ve cesareti artar.

Erkeğin evin içindeki konumu da testosteron artışına ya da azalmasına sebep olur. Erkek eşinden saygı görüyorsa, evin reisi konumundaysa testosteron seviyesi normaldedir. Fakat denetim meraklısı bir kadınla birlikteyse, karısı evde psikolojik baskı ile ya da otorite ile kendi hükmünü yürütmeye çalışıyorsa, koca evin huzuru için kendi isteklerinden vazgeçmiş, gönülsüz olarak karısına evet diyorsa ya da ondan korktuğu için karısının isteklerine tamam diyorsa o erkek bitmiş demektir.

Çünkü erkek korktuğu ya da güven duygusu zedelendiğinde testosteron hem cinsellik hem cesaret hormonu olduğundan bir süre sonra erkeğin cinsel arzuları azalmaya başlar. Testosteron düştüğünde erkeğin vücudunda çok az miktarda bulunan kadınlık hormonu “östrojen” artmaya başlar ve erkek karısına karşı istek duymaz olur. Bir süre sonra da bacı-kardeş olurlar.

Sadece cinsel hayatları bitmez, testosteron erkeğin ruh halini de etkilediği için erkek içe kapanır ya da hırçınlaşır. Erkeğin kendini erkek hissetmesi ve erkek gibi davranması için karısı tarafından saygı görmesi, karısı tarafından kıymetli olduğunu bilmesi, bir baskı altında kalmaması önemlidir.

Testosteron aynı zamanda saldırganlık hormonudur. Aileyi ve vatanı koruyacak olan erkeklere saldırganlık ve cesaret hormonu fazladan gerekli olmalı ki Yaradan vermiş. Yalnız erkekte koruma ve kollama saiki daha fazla olduğu için erkeğin saldırganlığı ailesi için tehlikeli değildir. (Yaşanan kadın şiddetine yönelik olayların geri planında alkol, işsizlik, cinnet, aşağılama, tahrik, ruh hastalığı gibi etkenler vardır.)

Erkeklerde saldırganlık hormonu var fakat bunun yanında erkekler çok da merhametli yaratılmışlardır. Kadın; tehdit, şantaj ve aşağılama ile erkeğin saldırganlık yönünü, yumuşaklığı ile de onun merhametli olan yönünü ortaya çıkarabilir.

Testosteron aynı zamanda güç ve rekabet hormonudur. Kadın evde kocası ile rekabete girerse erkek kazanmak için elinden geleni yapar. Karı-koca birbirlerine rakip olurlar. Testosteronun en önemli sosyal etkisi erkeği güç konularına yönlendirmesidir. Neredeyse her şey erkeklerin testosteron seviyelerini etkiliyor. Saatler, mevsimler, çevre, rekabet, stres, iş başarısı, eşi ile ilişkisi….

Testosteron davranışın ve kişiliğin şekillenmesinde de önemli rol oynar. Erkeğin neşesini ve keyfini de etkiler. Testosteron aynı zamanda yorgunluğu ve kafa dağınıklığını azaltan hormondur. Stres, testosteron düzeyini düşürebilir ve özgüveni azaltabilir. Benzer şekilde düşük testosteron seviyeleri de strese neden olabilir. Testosteron antidepresan rolünü de oynar, ancak fırladığında erkeği öfkeli ve hırçın yapar.

Testosteron hastalık ve fiziksel yorgunluk nedeniyle düşer. Testosteron düzeyi doğal olarak fazla yüksek biri, insanlarla ilişkilerinde zorluk çekebilir ve testosteron azaldığında sinirli olabilir. Testosteron düzeyi doğal olarak düşük olan birisi ise daha yumuşak başlı olabilir fakat çok düşerse de hırçınlaşabilir. Yapılan geniş kapsamlı araştırmalara göre, günlük dalgalanmalar, mevsimsel döngüler erkekleri oldukça fazla etkiliyor.

Bir erkek uyuduğu zaman hormon seviyeleri saat saat artar ve güneş doğmadan önceki saatlerde en yüksek düzeye ulaşır. Birkaç saat sonra normale döner, sonra biraz düşer, öğle saatleri tekrar yükselir. Akşamüstüne doğru testosteron en düşük seviyesine iner. Güneşin batışından iki saat kadar sonra tekrar yükselmeye başlar.

Yükseldiği saatler cinsel ilişki için de en uygun saatlerdir. Ayet-i kerimede buna dikkat çekilmiş:“Ey iman edenler! Ellerinizin sahip olduğu kimseler ve sizden olup da henüz bulûğa ermemiş (küçük)ler, şu üç vakitte (odanıza girmek isterlerse) sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin (istirahat için) elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı namazından sonra. (Çünkü bunlar) sizin üstünüzün açılabileceği üç (mahremiyet) vaktidir. Bunlardan başka (zamanlarda girmelerinde) size de, onlara da bir günah yoktur. (Onlar, hizmet için) yanınızda dolaşabilir, birbirinizin yanında olabilirsiniz. Allah size ayetleri bu şekilde açıklar. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Nur Suresi: 58)

Düşük testosteron seviyesi erkeklerin akşamları işten eve döndüklerinde yorgun ya da keyifsiz olmalarının nedenlerinden biridir. Testosteron seviyeleri çok düşük olduğu zaman erkeklerin enerjisi ve cinselliğe karşı ilgisi azdır.

Hanımlar! Akşamüstü kocalarınıza hiç dokunmayın, sizinle ilgilenmelerini beklemeyin. Onu süslenip kapıda karşılamışsanız ve yüzünüze bakmamışsa, canınızı sıkmayın, hormonu düşük olduğundan keyfi yerinde değildir. Bir de günün yorgunluğu var üzerinde, aman hiç dokunmayın. Bir iki saat dinlensin, hormonu yükselsin, keyfi yerine gelsin. Bu arada surat asmadıysanız sizi fark edip ilgilenmeye başlayacaktır. Nasıl olsa akşamüstü ilgilenmiyor diye onu kapıda pejmürde karşılamayın, onu hoş bir şekilde karşılarsanız bunu fark eder fakat ilgi gösterecek enerjisi yoktur. İlgisini biraz zaman geçince gösterecektir.

Beslenme de testosteron seviyesini etkiliyor. Vücuttaki çinko seviyesindeki kısa süreli düşüşler bile testosteronu azaltabiliyor. Uzmanlar otuz ile elli yaş arası erkeklerde çinko için günlük 15 miligram kullanılmasını tavsiye ediyorlar. En yüksek oranda çinko içeren besinler; et, kümes hayvanları (doğal ortamda yetişmiş olmalı), baklagiller, fındık ve ceviz gibi protein yönünden zengin yiyeceklerdir. B vitaminleri B6, B12 ve folik asit eksikliği de testosteron seviyesini düşürüyor.

Tam buğday yerine rafine buğday ekmeği yiyen insanlarda B vitaminleri genellikle düşük oluyor. Rafine buğdaydaki B vitaminlerinin çoğu öğütülme esnasında kaybolur. Doğal ekmek yemek, B vitamini ve dolayısıyla erkeklik hormonu seviyesini korumak için gereklidir. Doğal östrojen içeren adaçayı, rezene gibi bitkiler de testosteronu azaltıyor. Meyan kökü testosteron seviyesini yüzde 34 düşürüyor. Erkek çok yüksek testosterondan mustarip değilse bu bitkileri kullanmasın.

Sema Maraşlı  “Mutlu Evlilik Okulu” kitabından

Kaynak: http://www.cocukaile.net/erkeklik-hormonu/



Etiketler:

Diğer İçerik Başlıkları

Tüm Başlıkları Göster

Faaliyet
Duyuru
Takvimi

Canlı Yayın
Tekrarı

Aile
Makaleleri

Üye Olmak
İstiyorum

Bagis
Yap!