Yazar Makaleleri

 Abdullah Büyük

  Ribat Okuyucularımıza, Ülkemiz Müslüman Kardeşlerimize
Ekleme Tarihi: 26.08.2018

Rabbimize hamd ve din kardeşlerimize teşekkür ederek mesajımızı sunuyorum.

En’am Suresinde mealen şöyle buyuruyor Rabbimiz: “ O’nun (yani Allah’ın) ilmi dışında bir yaprak bile düşmez.” (En'am, 6/59 ) Bir ağacın çürümüş yaprağının Rabbimiz tarafından bilinmesi, biz Müslümanlar için çok önemlidir. Hayat tarzımızı, konuşmalarımızı, yeme-içmemizi, yolda yürümemizi, ağzımıza aldığımız lokmanın midemize inmesi vs. Rabbimizin bilgisi dâhilinde cereyan eder. Böyle biliriz ve böyle inanırız.
Geçtiğimiz 24 Haziran tarihinde yaşadığımız siyasi olayı da en ince noktasına kadar Rabbimiz bilir. İşte bu gerçek üzerinden sizlere Temmuz Ayı mesajımızı spot cümlelerle takdim edeceğiz. Umulur ki hayırlara vesile olur.
• Hatırlayacağımız bir kutsi hadisi sizlere takdim ederek mesajımıza başlıyorum: “Ben azimüşan olan Allah, hükümdarlar hükümdarıyım. Hükümdarların(liderlerin) kalpleri ve alınları elimdedir. Kullar bana itaat ederlerse ben de onları, onlara rahmet kılarım. Ve eğer kullar bana isyan ederlerse, ben de onları, onlara ceza kılarım. Şu halde hükümdarlara sövmekle meşgul olmayın ve fakat bana tövbe ve müracaat eyleyin ki, onları size meylettireyim.” (Elmalı Tefsiri. A.İmran Suresi 26. Ayetin tefsiri. Kudsi hadis.)
• Aziz okuyucularımız, dikkatinizi çekiyorum. İslamiyet, karşısında zıt bir güç olmaksızın, sadece iki dönem yaşamıştır. Bunlardan biri, Hz. Âdem Dönemidir… Habil ile Kabilin savaşı, diğeri ise Hz. Nuh dönemidir. Şimdi iyi düşünelim. Biz Müslümanlar, bu devrin insanlarıyız. Yüce Allah, Müslüman kullarını, içinde bulunduğu şartlarla imtihan eder. Bizlere yakışan, şikâyet yerine imtihanı kazanmaya çalışmaktır. Hz. Âdem, cennette imtihan edildi ama imtihanı kazanamadı. Taha suresinde: "Onda ( Âdem’de) azim bulmadık” (Taha, 20/115) buyurulur. Bize düşen vazife, yaşadığımız ülkenin şartlarını bilerek mücadele etmek ve sloganik söz ve tavırlarla vakit öldürmemektir.
• Hatırlarsak, sizlere kutsi bir hadis takdim etmiştik. Te’kiden bir daha hatırlatıyoruz. “ Muhakkak ki Allah, bu dini facir adamla da takviye eder.” (Buhari, "Cihat",77) Facir burada, kâfir, münafık ve fasık olmak üzere üç anlamda kullanılmıştır. İslami ölçülerle bir din kardeşimizi ölçecek olursak, Recep Tayyip beye bakışımız ne olmalıdır? Biz onun mü’min, Müslüman olduğuna inanmaktayız. Ne var ki sloganik mantık buna geçit vermez. O zaman mizan başında buluşmaktan başka diyeceğimiz bir şey yoktur.
• Peşin fikirli kardeşlerimize bir başka örnek vermek istiyorum: "Hz. Ömer, Suriye valisine: Bize, vergi hesabı yapan bir Bizanslı gönder; diye mektup yazdı. Gönderilen Bizanslı Rum, Maliye bakanlığında bir bölümün müdürü oldu ve çalıştı.”(Muhammed Hamidullah. İslam Anayasa Hukuku: 56.) Bir başka örnek verecek olursak; Peygamberimiz, bir taraftan cahiliye sistemini ayakları altına alırken, diğer taraftan, cahiliyeye ait faziletli olan şeylerin uygulanmasını devam ettiriyordu. Şu gerçeği nereye koymalıyız? İnsanların örf ve adetlerine önem ve değer verilmeden hazırlanan yasalar, tıpkı örümcek ağına benzer. O ağı arılar deler ve geçer… Bir başka konu ise şudur: Bir neslin yetişmesi için Kur’an'ın bize verdiği zaman müddeti, 40 senedir.
• Gelelim bir başka konuya. Yine hatırlarsanız, size Bakara Suresinden bir ayet meali takdim etmiştim: “ Darlık veren de, bolluk verende Allah’tır.” ( Bakara, 2/254) İçinde ve üzerinde yaşadığımız ülkemizin hal ve gidişatına bir bakalım:
1. Ulaşım ve iletişim imkânları değişti,
2. Yatırım, alım satım, finans, kredi konuları değişti,
3. Tebliğ, davet, eğitim, öğretim, imkânları da değişti,
4. STK, dernekler, vakıflar arası iletişim de değişti,
5. Yönetim, idare alanlarına inançlı insanlar geldi vs. Peki bizim sorumluluklarımız, vazifelerimiz, imkânlarımız, hedeflerimiz, metodumuz ne olacak? İşte sloganik mantık burada duruyor ve başlıyor ithamlara, iftiralara…
• Yeni neslin yaşamadığı bir acı bir gerçeği hatırlayalım. Baskıcı devlet, baskıcı idarenin oluşturduğu ortamlarda, beş çeşit hastalık oluşur. Nedir bunlar?
a. Korku üzere yaşamak,
b. Toplumun ikiyüzlü olarak yaşaması,
c. Yalan konuşmak,
d. Sorumsuz yaşama isteği,
e. Menfaatçilik.
• Bunlara ilaveten, yetişme tarzımızdaki farklılıklar, ya ayrışmaları, mesafe koymayı ve iletişimsizliği; ya da fikri zenginleşmeyi, bereketleri, hizmetlerde açılımları, gerçekleştirmeye sebep olur. İşte şu anda ülke ortamında hamdolsun, toplumsal barış içinde yaşamaktayız ve ihmal veya ihlal ettiğimiz vazifelerimizin başına geçmiş durumdayız. Böyle bir imkânı, böyle bir ortamı hazırlamaya vesile olan kim olursa olsun, minnettar oluruz. Alnı secdeli olan Recep Tayyip Bey olursa, minnettarlığımız ikiye katlanır.
• Şimdi sizlere Peygamberimizin, Peygamberlik vazifesi verilmeden evvelki hayatında katıldığı bir toplantıda aldığı kararları sunuyorum:
1. Mekke’de, yerli olsun, yabancı olsun, zulme uğramış kimse bırakmayacağız.
2. Zulme meydan vermeyeceğiz.
3. Mazlumlar, zalimlerden haklarını alıncaya kadar, mazlumlarla beraber hareket edeceğiz.
4. Denizlerde su kalmayıncaya, Hira ve Sebir Dağları, yerlerinden kopup, silininceye, Kâbe’ye istilam ibadeti ortadan kalkıncaya kadar ahdimizde sebat edeceğiz” (Hz. Muhammed ve İslamiyet M. Asım Köksal: 89-92) Arife tarif gerekmez. Ne var ki sloganik kafanın tartılacağı terazi yoktur.
• Netice: Tarihi seyirde, İslami harekette ayak bağı olanlar hep var olmuştur. Eğer onları tanımak istiyorsanız, onu da açıklayalım:
1. Yorulanlar,
2. Kenardan bakanlar,
3. Necva yani dedikoducular,
4. Sık sık mazeret üretenler
5. Ve Maddi destek vermeyenler.
Ülkemizin meşru olan tüm imkânları, bugün özellikle mazlum Müslümanlara acil eylem planı ile verilmektedir. Sudan’dan Arakan'a, Somali’den Gazze’ye, Filistin’den Burkina Faso’ya kadar devletiyle, vakıflar aracılığı ile STK’larımızla rahmet yağmuru gibi yağmaktadır. Bu imkânları sorumluluk şuuru ile ortaya koyan Tayyib Bey’e minnettarız. Hakkâri’den, Edirne’ye, Hatay’dan Samsun’a kadar ülke Müslümanları toplumsal barışı farz kabul ederek kenetlenmişiz. Rabbimizden isteğimiz ve dileğimiz, Enfal Suresinin 73. ayetinin gölgesinde yaşamak ve vazifelerimizi yerine getirmek olacaktır vesselam

 Abdullah Büyük diger makaleleri

Diğer Tüm Başlıkları Göster

» Yazarlarımız

» Bizden Haberler

» Videolar

» Makaleler

» Önerilenler

Faaliyet
Duyuru
Takvimi

Canlı Yayın
Tekrarı

Aile
Makaleleri

Üye Olmak
İstiyorum

Bagis
Yap!