DUYURULAR  SOSYAL MEDYA 
 
7-8 EKİM 2017 DE BAŞLAYACAK OLAN AŞAĞIDA KONULARI VE İÇERİĞİ BELİRTİLEN PROGRAM EKİM AYININ HER CUMARTESİ VE PAZAR GÜNLERİ SAAT 09:00-17:00 SAATLERİ ARASINDA ERKEKLER VE BAYANLAR AYRI OLMAK ÜZERE  YAPILACAKTIR

NOT:DÖRT(4)HAFTA SÜRECEKTİR DEVAMLILIK MECBURİDİR  

Erkekler:  Salih YILDIRIM
0 505 706 05 04
Bayanlar: Zehra YILDIRIM
0 505 733 35 65
BİR SÖZ
Facebook
YouTube
Canlı Yayın
  EL ALÎM Alim [ Her şeyi çok iyi bilen ] İlim zenginliği için okunur.Herşey ona beyan olur.Gizli sırlara vakıf olur.  
GİRİŞ AiLE MEKTEBi ViDEOLAR PSiKOLOJi FAALiYETLER ETKiNLiKLER iLETiŞiM
Bizden Haberler
Abdullah Büyük Videolar...
Haftalık Canlı Yayında Dersl...
Yeni binamızın açılışı yapıl...
Yaptığımız bazı dini broşürl...
 
Kalemden Kelama
Kuran sünneti nasıl savunur ...
Kuran yeterliyse hadislere n...
Güzel Hayat...
Ah Bilmiş Olsaydım...
 
Seminerlerimiz
AİLE MEKTEBİMİZİN 3. DERSİ A
AİLE MEKTEBİMİZİN 2. DERSİ =
AİLE MEKTEBİMİZİN 1. DERSİ =
 
Dost Sitelerimiz
 




 Abdullah Büyük


  İman Kur’an ve Namaz
Ekleme Tarihi: 09.01.2017



İslam Tarihi’nde sahabeden Erkam b. Ebi’l-Erkam’ın evinde yapılan toplantılar “Gizli toplantılar” olarak nitelendirilmiştir. Bu nitelemeye elbette saygı duyuyoruz fakat âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber’in gizli faaliyetler yürüttüğünü ifade etmek yerine seçilmiş bir avuç insana yönelik özel bir terbiye programı uyguladığını söylemeyi daha uygun buluyoruz. Dolayısıyla Erkam’ın evini gizli toplantıların yapıldığı bir mekân olarak değil de seçilmiş insanların Hz. Peygamber (sav) tarafından özel terbiyeye alındığı bir mektep olarak görmeliyiz. Bu, o dönemde davetin gizli yapıldığı gerçeğini elbette değiştirmez. Fakat bizler Daru’l-Erkam’ı gizli toplantı mekânı olarak okuduğumuz sürece burada yaşananları bir kıssa olmaktan öteye taşıyamayız. Seçilmiş insanların terbiye mekânı olarak okuduğumuzda ise Daru’l Erkam’ın taşıdığı evrensel mesajı fark etmemiz daha kolay hale gelecektir. Burada dikkatimizi çeken mevzu, gece de olsa gündüz de olsa, gizli de olsa açık da olsa İslamiyet’te her zaman bir aksiyon ve hareketin bulunduğudur. Tıpkı insanın nefes alıp verme fonksiyonunu ömrü boyunca devam ettirdiği gibi Müslümanca yaşamak da her an hareket ve aksiyon içinde olmak demektir. 


Efendimiz (sav) Müslüman insanın inşasında üç önemli mevzuda talim ve terbiyeyi öncelemiştir. Bunlar; iman, Kur’an ve namazdır. Bir Müslümanın hayatında bu üç husus kökleşmemiş yani iman kalbinde sağlam bir karar kılmamış, Kur’an-ı Kerim ile olan ilişkisini sağlam bir hale getirmemiş ve namazı hayatının merkezine almamışsa onun kulluğu kök salmamış ağaç gibidir. Nasıl ki kökü sağlamlaşmamış olan ağaçlar rüzgârın etkisine dayanamazsa, onun imanı da zorluklara karşı dayanıksız olacaktır. 


İlk olarak sağlamlaştırmamız gereken imanlarımızdır. Allah’a imanın kalbimizde ne kadar yer tuttuğu, bu imanın hayatımızda ne kadar kendini gösterdiği; Yüce Allah’ın Rab, İlah ve Melik olarak hayatımızın neresinde olduğu sorularını cevaplamakla yola başlamalıyız. Ardından Kur’an ile olan irtibatımızı sağlamlaştırmalıyız. 


Unutmamak gerekir ki bütün ibadetlerin ifasına vesile olacak temel farz olan namaz, mü’minin hayatına kök salmadıkça onun imanı eksik olur. Zira namaz ibadeti kendisi dışındaki tüm farz ibadetlerin yerine getirilebilmesi için gerekli olan güç ve kuvveti bünyesinde taşımaktadır.

Nübüvvetin on üç yılını kapsayan Mekke döneminde nazil olan ayetlerin hemen hemen tümü iman esaslarına yönelik olup ameli mevzuları taşımamaktadır. İmanî sıralama da Allah’a iman, Peygamber’e iman ve ahirete iman olmak üzere üç temel başlıkta ele alınmış ve mü’minler on üç sene boyunca bu üç hususta terbiyeye tabi tutulmuştur. 

İman ve aksiyonu kalbine ve hayatına yerleştiren, bu suretle ibadetlerini de düzenli bir hale getiren mü’mini bekleyen basamak ise ahirette her bir uzvuna not verileceği inanç ve imanına ulaşmaktır. Bu inanca ulaşan mü’min, her uzvunu Allah’ın razı olacağı işlerde faal hale getirme ihtiyacı hissedecektir. İki dudağı arasından girene de çıkana da dikkat edecek, her organının kendisine teslim edilmiş bir emanet olduğu bilinciyle yaşamını idame ettirecektir. 

Kalbin Allah’ın lütfu ve ikramı olarak alacağı manevi enerjiyi en fazla depoladığı an seher vakitleridir. O halde Allah’ın nimeti ve bereketiyle dolu bu vakitlerde kalbimizi beslemeyi ihmal etmeyelim…

Cumanız mübarek, dualarınız makbul olsun…



   Abdullah Büyük ait diger başlıklar
KUR’ AN VE MÜSLÜMAN
1438 Ramazan’ın Anısına
İktisadi güç ve önemi
Siyasi güç ve önemi
Müslüman ümmetin güç kaynakları
Daraltılmış kulluktan, genişletilmiş kulluğa geçiş
Müslümanın önüne konulan üç kitap
Bakışlarımızı İslamlaştırmalıyız
Akit gazetemizin muhterem okuyucularına saygılarımla
Sorunlarımızın çözüm adresi
Mü’mine mazeret yakışmaz
Dünya ile imtihanımız

Derneğimiz
DERNEK BAŞKANLIĞI
DERNEĞİMİZ HAKKINDA
RİBAT EĞİTİM VAKFI
İLİM ve AİLE MEKTEBİ
GIDA HAYIR MARKET
EVLENDİRME
 
 Köşe Yazarlarımız 

Anket
İnternetten dini video ve dersleri düzenli takip eder misiniz ?
Düzenli izlerim
Arasıra izlerim
Dengeldiğimde izlerim
Konusu ilgimi çekerse izlerim
Kısa olursa izlerim
Uzun olursa izlerim
Haftada bir defa izlerim
Ayda bir defa izlerim
İzlemiyorum / İzlemem
 
Ana Sayfa - Tüzük - Yukarı Çık         
©  2005-2017   GOKKUŞAĞI AİLE DERNEĞİ | Gökkuşağı Aile Derneği
WebSite: VS MEDYA