DUYURULAR  SOSYAL MEDYA 
 
Hoşgeldin onbir ayın sultanı Ya Şehr-i Ramazan
----oOo----
Tuttuğunuz oruçların makbul dualarınızın kabul, ailenizin ve toplumumuzun hidayetine temizlenmesine faziletine sebep olması duasıyla...
----oOo----
Bir sonraki CANLI YAYIN
Bayramdan sonra inşallah
BİR SÖZ
Facebook
YouTube
Canlı Yayın
  EL MÜMÎT Mümit [ Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan ] Ya Mümit ismi şerifi Ya Mühyi İsmi şerifiyle birlikte "Ya Mumit Ya Mühyi " şeklinde zikredilmelidir. Harama bakmamak, kötülükten vazgeçmek. Sevdiğinden ayrılmaz.  
GİRİŞ AiLE MEKTEBi ViDEOLAR PSiKOLOJi FAALiYETLER ETKiNLiKLER iLETiŞiM
Bizden Haberler
Abdullah Büyük Videolar...
Haftalık Canlı Yayında Dersl...
Yeni binamızın açılışı yapıl...
Yaptığımız bazı dini broşürl...
 
Kalemden Kelama
Güzel Hayat...
Ah Bilmiş Olsaydım...
 
Seminerlerimiz
AİLE MEKTEBİMİZİN 3. DERSİ A
AİLE MEKTEBİMİZİN 2. DERSİ =
AİLE MEKTEBİMİZİN 1. DERSİ =
 
Dost Sitelerimiz
 




 Musab Seyithan


  Anayasa Değişikliğine Neden 'EVET' Diyoruz?
Ekleme Tarihi: 06.03.2017



Eski Türkiye’yi bilenler bilir. Cumhuriyetin ilanından sonra geçen yıllara bir bakılsın. Ondört yıl öncesinden geriye gidildiğinde net olarak şunları görüyoruz:

 1. Meclisin duvarında “Hâkimiyet, kayıtsız şartsız milletindir” yazısı laftan öteye geçmiyordu. Meclis, askerî vesayet altında idi. 550 milletvekili ile iktidara da gelseniz, vesayet odaklarının dedikleri yapılmadığı zaman, her on yılda bir darbe yapılıyordu. Seçimler, formaliteden öteye gitmiyor; sadece, dünyaya göstermelik olarak sandık kuruluyordu.

 2. Bu vesayetçi sistem, halkın ezici çoğunluğunca seçilmiş ve halkın inançları doğrultusunda icraatlar yapan başbakanları, -Merhum Menderes’te olduğu gibi- darağaçlarına gönderiyor, ya da partilerini kapatıp hapse atıyordu.

 3.Güneş otellerde milletvekili satın alınarak koalisyon pazarlıklarıyla boğuşan, aylarca hükümet kurmak için harcanan zamanlar ve beceriksiz hükümetlerin yol açtığı istikrarsız bir ortamda ekonomi dibe vuruyor, enflasyon alıp başını gidiyor, yıllık %60’ları buluyor, esnaf sattığı malın yerine yenisini koyamayacak şekilde para pul oluyordu. Devlet İMF’ye borç ödemekten belini doğrultamıyordu.

4. Vesayetçi sistemin müdahalesinden doğan ara rejimlerde, milletin inançlarına sırtını dönmüş olan kukla ve şahsiyet yoksunu kumarbaz kişiler başbakan yapılıyor, o da yurt dışına kumar oynamaya gidiyor ve yediği yumruktan şişen burnu bandajlanmış bir şekilde yurda dönüyordu. Böylece çok ciddi bir kurum olan başbakanlık makamının ve milletin onurunu beş paralık ediyordu.

 5. İstikrarsız bir devlet çarkında sabah namazı vaktinde sıra kavgasıyla işe başlayan ve saatlerce doktor bekleyen, durumu iyi olmayanların hastası rehin alınan, borcunu ödeyemediği için cenazesi teslim edilmeyen hastanelerin durumu içler acısıydı.

 6. Üniversiteler bilim üreteceklerine, resmî ideolojinin kurtarılmış bölgeleri olarak, inançlarından dolayı başlarını örtenlerin nasıl mağdur edilmeleri gerektiğinin sinsi planlarını kuruyor, ikna odalarında başörtülü kızları zihnen rehin almak istiyorlardı. Koca koca profesörler kapıda bekleyerek başörtülü öğrenci avcılığı yapıyordu.   

 7. Mahkemeler hukuku uygulamıyor, siyasi ve ideolojik kararlar veriyordu. Ya bir partinin adamlarına teslim edilmiş, ya da sinsi bir yapılanma ile paralel yargı oluşturulmuştu.

 8. Tetikçi bir kısım TV programcısı “Araştırmacı gazetecilik” adıyla okullarda açılan mescitleri ve orada öğle paydosunda namaz kılan öğrencileri görüntüleyip cürmü meşhud yaparak (!) zinde güçlere “Haydin ne duruyorsunuz?” mesajları veriyordu.

 İşte, askerî ve bürokratik vesayeti tarihe gömmek, darbelerin kökünü kazımak, söz ve yetkiyi azgın azınlıktan alıp asıl sahibi olan millete vermek, ülkeyi tekrar koalisyonlara teslim etmemek, güçlü iktidar ve güçlü ekonomiyi sürekli hale getirmek, mahkemelerin siyasallaşmadan hukukun üstünlüğünü esas almasına katkı vermek ve inançları doğrultusunda yaşamak ve giyinmek isteyenlere her kurumda yer verilmesinin kalıcı hale getirilmesini sağlamak için Anayasa değişikliğine EVET diyoruz.

 İnancımız, “İyilikleri hâkim kılmayı, kötülükleri defetmeyi” emreder. Onun için insanlığın hayrına hangi iyi şeyler getirilir ve beraberinde hangi kötülükler yok edilirse,  biz onun yanında yer alırız.  Dört dörtlük ideal bir değişiklik olmasa da, “Tamamı elde edilemeyen, büsbütün terk edilmez” kaidesi gereğince yetmez ama EVET diyoruz.


   Musab Seyithan ait diger başlıklar
Kur'an'ın anlaşılması ile ilgili yaklaşımlar
Ümmetin vahdetini parçalamak toplumsal şirktir
Kur'an'ı Sadece Elitler ya da Hocalar mı Anlar?
İnsanlar nasıl haşhaşileştirilirler?
İmamı Azam Allah'ı mı görmüş? Allah Allah...
Avrupa'daki Müslüman Gençlerin Sorunları
Kandil Gecelerinin tarihi arka planı
Kabe'de yatır mı var?
İslam'da kadının iş ve sosyal hayatı
Anayasa Değişikliğine Neden 'EVET' Diyoruz?
Çözümün Bir Parçası Olabilmek
İnsan Teröristleşince En Yırtıcı Hayvandan Daha Vahşidir Musab SEYİTHAN Musab SEYİTHAN

Derneğimiz
DERNEK BAŞKANLIĞI
DERNEĞİMİZ HAKKINDA
RİBAT EĞİTİM VAKFI
İLİM ve AİLE MEKTEBİ
GIDA HAYIR MARKET
EVLENDİRME
 
 Köşe Yazarlarımız 

Anket
İnternetten dini video ve dersleri düzenli takip eder misiniz ?
Düzenli izlerim
Arasıra izlerim
Dengeldiğimde izlerim
Konusu ilgimi çekerse izlerim
Kısa olursa izlerim
Uzun olursa izlerim
Haftada bir defa izlerim
Ayda bir defa izlerim
İzlemiyorum / İzlemem
 
Ana Sayfa - Tüzük - Yukarı Çık         
©  2005-2017   GOKKUŞAĞI AİLE DERNEĞİ | Gökkuşağı Aile Derneği
WebSite: VS MEDYA