DUYURULAR  SOSYAL MEDYA 
 
Hoşgeldin onbir ayın sultanı Ya Şehr-i Ramazan
----oOo----
Tuttuğunuz oruçların makbul dualarınızın kabul, ailenizin ve toplumumuzun hidayetine temizlenmesine faziletine sebep olması duasıyla...
----oOo----
Bir sonraki CANLI YAYIN
Bayramdan sonra inşallah
BİR SÖZ
Facebook
YouTube
Canlı Yayın
  EL BASÎR Basir [ Her şeyi iyi gören ] Ya Basır Acziyetin kalkması için okunur.Ya Basır ismini her sabah 302 defa zikreden gizli husus ve hadiseleri öğrenir. Ya Allahü Ya Basır isimlerini zikredenin içi temizlenir. Allah’ın rahmetini kazanır. Gözleri nurlanır.  
GİRİŞ AiLE MEKTEBi ViDEOLAR PSiKOLOJi FAALiYETLER ETKiNLiKLER iLETiŞiM
Bizden Haberler
Abdullah Büyük Videolar...
Haftalık Canlı Yayında Dersl...
Yeni binamızın açılışı yapıl...
Yaptığımız bazı dini broşürl...
 
Kalemden Kelama
Güzel Hayat...
Ah Bilmiş Olsaydım...
 
Seminerlerimiz
AİLE MEKTEBİMİZİN 3. DERSİ A
AİLE MEKTEBİMİZİN 2. DERSİ =
AİLE MEKTEBİMİZİN 1. DERSİ =
 
Dost Sitelerimiz
 




 Abdullah Büyük


  Mü’mine mazeret yakışmaz
Ekleme Tarihi: 05.05.2017



 05 Mayıs 2017 07:26 akit

Yeryüzüne halife olarak gönderilen insanoğlu, iman ile küfür arasında serbest bırakılmıştır. Yani insana seçme özgürlüğü demiş olduğumuz “irade” verilmiştir. Ama insanın bu iradesini kendi mutluluğu için kullanmasını sağlamak amacıyla da müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberler gönderilmiştir. İnsan ile tabiat arasındaki en büyük fark, işte bu seçme özgürlüğüne sahip olup-olmama yönüdür. Bütün kâinat toptan mümindir. İnsan ve cinler dışında hiçbir varlığın İlahi emre aykırı hareket edebilme yeteneği yoktur. Bununla birlikte insana kulluk görevini yerine getirebilmesi için bütün imkânlar verilmiş, sonsuzluklar diyarı olan ahirette hiçbir mazeretin kabul edilmeyeceği Kur’an-ı Kerim de açıkça ifade edilmiştir:

“Bütün bu elçileri, güzel haberlerin müjdeleyicileri ve uyarıcılar olarak gönderdik ki onların gelişinden sonra insanın Allah karşısında hiçbir mazereti kalmasın. Allah gerçekten güç ve hikmet sahibidir.” (Nisa,4/ 15)

Evet, insanın hiçbir mazereti ahirette kabul görmeyecektir. Yani hepimizin en çok yaptığı şey olan mazeret üretmek hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Önce kendi benliğimize sonra da içinde yaşadığımız topluma şöyle bir göz attığımızda maalesef yapamadığımız ya da yapmak istemediğimiz işlerle ilgili sürekli mazeret ürettiğimizi gözlemliyoruz. 

Kur’an insanın Rabbine karşı taşıması gereken sorumluluk bilinci için “takva” kavramını kullanır. İnsanlar arasındaki üstünlüğün ölçüsünün de bu sorumluluk bilincinin seviyesi olduğunu vurgular. Unutmayalım ki insanın en büyük sorumluluğu, En Büyük’e karşı sorumluluğudur. İnsanın Rabbine karşı yerine getirmesi gereken sorumlulukları olduğu gibi insanlığa karşı sorumlulukları da vardır. İnsanın insanlığa karşı yerine getirmesi gereken sorumlulukları ise “erdem” kavramıyla ifade edilir.  Bu sorumluluklar, insanın yeryüzünde halife olarak yaratılmasının doğal bir sonucudur. Allah’a karşı yapmak zorunda olup da yapmadığımız görevlerle ilgili mazeretlerimizin ahirette özür olarak kabul görmeyeceği gibi dünyada kendi işlerimizle ve insanlığa karşı sorumluluklarımızla ilgili mazeretlerimiz de bize hiçbir yarar sağlamayacaktır.

Rabbimize ve insanlığa karşı sorumluluklarımızla ilgili mazeret üretmekten vazgeçmeliyiz. Yaratılan herhangi bir bitki gibi etkisiz eleman olarak var olmak yerine insan gibi, adam gibi var olmayı tercih etmeliyiz. İyiliği yaymak, erdemli olmanın mücadelesini vermek kulluğumuzun bir gereğidir. Nasipleri dağıtan Allah, ezeli taksiminde bize insan olmayı nasip etmiş. İnsana akıl, irade ve vicdan lütfetmiş. Talep etmeyene erdemli olmak nasip olmaz. Erdemli olmayı “nasip meselesi” diye geçiştirmeye çalışanlar hasenatla yetinip, salihat için mücadele etmeyen insanlardır. Böyle pasif olmayı tercih edenlere salihat nasip olmaz. Böyle tipler görünmeyi önceleyen, emeğe değil, sonuca bakan, taklitçi ve sorunlu bireylerdir. Bu tip bireyler, Allah’ın Basir sıfatını doğru bir şekilde anlayamamış ve ihlasa erememişlerdir.

 Bunun karşısında erdemli olmaya, her türlü iyiliği ve hayrı dünyaya yaymaya talip olanlar vardır. Bu tür şahsiyetler gıybet, haset ve iftiraya tevessül etmezler. Taklit etmek yerine tahkik ederler, kendileri için bir “yeter” noktası yoktur. Bilirler ki “yeter” diyen insan biter. Emek, gayret, zahmet ve sabırla takvanın ve erdemin mücadelesini verirler. Yük olmak, sorun çıkarmak yerine, yük almayı ve sorumluluk üstlenmeyi tercih ederler. Böyle model şahsiyetlerin hayatlarına baktığımızda şunu müşahede ediyoruz: Sıradan bir insanın ileri sürebileceği mani ve mazeretler bu şahsiyetler tarafından asla ileri sürülmemiştir.

Kur’an’da yer alan yirmi beş peygamberimize kulak verdiğimizde onlardan hiçbir mazeret cümlesi işitmiyoruz. Efendimizin hayatına baktığımızda, “kalk ve uyar” emrine muhatap oluşundan itibaren onun hiç durmadığını, yeryüzünün en kapsamlı iman hamlesini başlattığını ve kendisini davasına adadığını gözlemliyoruz.

Hiçbir mazeretin kabul olunmayacağı bir güne doğru gidiyoruz. Öyleyse bu dünyadaki kulluk vazifelerimiz için mazeret üretmekten vazgeçerek kendimizi Rabbimize kulluğa adayalım.


   Abdullah Büyük ait diger başlıklar
Akit gazetemizin muhterem okuyucularına saygılarımla
Sorunlarımızın çözüm adresi
Mü’mine mazeret yakışmaz
Dünya ile imtihanımız
Miraç ve namaz
Ümmete umut olmak için “EVET”
Merhabalar Rahmet Mevsimi
Hayat Anlamını Allah’tan Alır...
16 Nisan Ümmet İçin Fırsattır
Kur’an ve Sünnetin Işığında Cemaat Olunur
Ölüm anlamını yitirmesin
Müslüman rastgele yaşayamaz

Derneğimiz
DERNEK BAŞKANLIĞI
DERNEĞİMİZ HAKKINDA
RİBAT EĞİTİM VAKFI
İLİM ve AİLE MEKTEBİ
GIDA HAYIR MARKET
EVLENDİRME
 
 Köşe Yazarlarımız 

Anket
İnternetten dini video ve dersleri düzenli takip eder misiniz ?
Düzenli izlerim
Arasıra izlerim
Dengeldiğimde izlerim
Konusu ilgimi çekerse izlerim
Kısa olursa izlerim
Uzun olursa izlerim
Haftada bir defa izlerim
Ayda bir defa izlerim
İzlemiyorum / İzlemem
 
Ana Sayfa - Tüzük - Yukarı Çık         
©  2005-2017   GOKKUŞAĞI AİLE DERNEĞİ | Gökkuşağı Aile Derneği
WebSite: VS MEDYA